Yazılarım E-postana gelsin.

Yaz E-Postanı!

17 Mart 2018 Cumartesi

DÜŞLER GÜNLÜĞÜ

Özlem Ekici

1.DÜŞ GÜNÜ

Her şeyi konuştuğunuzda geriye sadece siz kalırsınız. Eve yürüdüğünüz, sokağa saptığınız, tanımadığınız fakat bildiğiniz yüzleri görmeye başladığınızda geriye sadece siz kaldığınızı anlarsınız. Odanızın kapısını örtüp ışığı açmayı unuttuğunuzda da geriye sadece siz kalırsınız. Seslerin seyrelerek bittiği bütün anların sonunda sadece siz kalırsınız. Araya giren her unsur belirgin bir sessizlik teması taşır. Artık kendinizi koyacak yer bulamadığınız başka bir dönem başlar.

2.DÜŞ GÜNÜ

‘’Seninle konuşamıyoruz artık. Başka, savruk ve özensiz biri oldun. Çizginden saptın’’ dedi arkadaşım. Tatmin edici bir yanıt bulamamıştım. Sessizliğim artıkça konuşmasını şiddetlendirdi. ‘’Farkında mısın? Hayatında hiçbir şeyin kalıcılığı kalmadı. En başta da insanların. Son birkaç yılda hayatına girip, her şeyini paylaştığın ve sonrasında silinip giden insanların sayısını biliyor musun? Kendinle aranda bir mesafe kalmadığı için böyle olduğunu düşünüyorum. Kimse kalmadı, bak. Herkes bir şekilde geldi ve gitti. Bunun çok acımasız olduğunu düşündüğüm için seninle paylaşıyorum. Bu denli taviz seni yalnız ve mutsuz kılar. Senin için endişeliyim. Buna izin verme, olur mu?’’ Telefonun şarj uyarısının sesiyle birlikle kulağımda müthiş bir çınlama oluştu. Böyle anların tamamında size dair olmayan her unsur büyük bir kalıcık edinir. Çünkü yanıtlarınız tükendiğinde geride her zaman siz kalırsınız.

3.DÜŞ GÜNÜ

Diyalog sürdükçe taviz artar. Kendinize ve karşınızdakine tanıdığınız taviz artar. Buna dayandığınız ölçüde kendinizi savunur ve konuşabilirsiniz.

4.DÜŞ GÜNÜ

Konuşamadım. Geride yine büyük bir sessizlik teması oluştu. Tamamen haklı olduğunu düşünmemesi için konuşmam gerektiğini fark ettim. Aslında kendimi buna zorunlu kıldım. Aynı pozisyonda kalmaktan boynun ağrımıştı. Boynumu ovdum. Sigara içmek istiyordum fakat konuyu dağıtacak, bizi uzaklaştıracak bir şeylere de izin vermek istemedim. Kabul etmeliyim, arkadaşım haklıydı. Dağıldım biraz. Toparlamak için sigara içmem gerekiyordu. Elimdeki boş kupayı oturduğum masanın boş bir yerine yerleştirdikten sonra odama gidip sigaramı aldım. Küçük bir ara bana zaman kazandırdı. Çünkü dağılmış bir kafayı aynı pozisyonda kalarak toparlayamazsın.

5.DÜŞ GÜNÜ

‘’Artık kendimi daha az tanıyorum. Zamanı silinebilir hale bütün anlarımı da unutuyorum. İnsanlara dair tek bildiğim kalıcı olmadıkları. Bunun ötesinde bir gerçekliğe inancım kalmadı fakat haklı olduğunu düşünüyorum. Taşıdığım kaygılar beni kendimden uzaklaştırdı. Mesafem arttıkça sahnem azaldı. Kısıtlı bir alanda hızlı zamanlar geçiriyorum. Acı olan, bunun yarattığı bir korku yok. Kendimi koymaya yer bulamıyorum burada. Hiçbir şey tam olarak yer etmiyor. Boşluklar var. Sürekli artan boşluklar. Ailemden, sevdiklerimden ve arkadaşlarımdan uzaktayım artık. İnsanları önemli kılan detayları bile önemsemiyorum. Hakan’ın doğum günü ne zaman? Bilmiyorum. Anne aramıyor artık beni. Arayınca da aynı sahneler tekrar edip kapıyorum. İyi, aynı diyorum. Koca şehirde yedi aydır görmediğim anneme ‘’İyi, aynı anne’’ diyorum. Sürekli bunların bende yarattığı değişimleri düşünüp sonuçlarını hesaplıyorum. Yaptığım tek şey bu. Asıl sorundan uzaklaştım. Her şeyin aslından uzaklaştım. Anlamsız, çağrışımsız, zemini olmayan bir düzleme çakılıp duruyorum’’

6.DÜŞ GÜNÜ

Hatırladıklarım bu kadar.



Özlem Ekici / LEVLA LAVİN

Şiir Düşkünü, Fizikçi, Tasarımcı ve Yazarımsı bir kişilik.

6 yorum:

  1. 'Her şeyi konuştuğunuzda geriye sadece siz kalırsınız.' Ne kadar güzel bir girişti bu böyle. Pek çok yeri alıntılamak istiyorum ama olmaz ki. Küçük bir ayrıntı daha var aslında. Yazdığımızda geriye yalnızca biz kalmıyoruz. Bir nebze. Olabildiğince. Emeğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdıklarımızdan geriye kalanlar sadece biz olmasa gerek. Alınan dersler var en basitinden. Bir daha yaşamamak üzere edilen sözler var belki de. Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Nelerde sığdırmışsınız günlüğe. Kaleminize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birkaç günün düşü bunlar sadece. Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  3. Düs müydü gercek miydi karar veremedim 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen yaşanılanlar öyle bir hal alır ki düş gibidir ama gerçeklerdir. Bazı düşler de gerçekler kadar doğru gelir gözümüze. Kim bilir belki düş günlüğü belki de gerçeklerin düşsel günlüğü. :)

      Sil

Copyright 28.02.2016 - 2017© , Blogger Templates | Blogger Kişisel Blog Sitesi

Levla'nın Not Defteri - Kişisel Blog | Copyright © 2018