Yazılarım E-postana gelsin.

Yaz E-Postanı!

19 Ocak 2018 Cuma

Paradoks #2

Özlem Ekici

    Bilgilenirken düşüncelere boğulmanın sırası geldi. Paradoks örneklerine devam edeceğimiz bu yazıda daha da işler karışacak gibi görünüyor. Eğer ilk yazımızı okumadıysanız şuradan bir tıkla gidip okuyabilirsiniz.

Paradoks #1 (Nedir, Örnekler)

   Şimdi gelelim bu bölümdeki paradokslarımıza, öncelikle dikkatli okuyalım ve ardından düşüncelere dalalım. Ayrıca paradoksal göz yanılmalarının olduğu resimlere de dikkatli bakalım. :))

Zamansal Paradoks:

   Bir gün bir yetimhaneye bir kız çocuğu bırakılır. Yetimhanedekiler bu çocuğa Jane adını verirler ve büyütürler. Jane, bir gün okulda Jim adlı bir adamla tanışır, aşık olurlar; fakat sonra tartışır ve ayrılırlar, ancak Jane hamiledir. Çocuğu doğurur ancak aynı akşam birisi hastaneye girip çocuğu çalar. Jane ise çok hastalanır ve tek çare olarak doktor, Jane'i kurtarmak için onu bütünüyle erkeğe çeviren bir operasyon yapar. Jane, Jim adını alır.
   Bir gün barda birisiyle kavgaya girişir ve dayak yer, barmen yanına gelir ve der ki, "Bu zamanda mutlu değil gibisin, benim bir zaman makinem var, geçmişe gitmek ister misin?". Jim geçmişe gider ve orada Jane adlı bir kızla tanışır, aşık olur ama sonra ayrılırlar. Bir gün Jane'in bebeği olduğunu öğrenir, gizlice gidip hastaneden çocuğu çalar ve zaman makinesiyle daha da geçmişe giderek onu bir yetimhaneye bırakır. Daha sonra zaman geçer ve birkaç iş değiştirdikten sonra barmen olur. Bir gün dayak yiyen Jim ile karşılaşır ve yanında gidip der ki: "Bu zamanda mutlu değil gibisin, benim bir zaman makinem var, geçmişe gitmek ister misin?"

Kafalar karıştı gibi, değil mi? :))


Kayıp Para Paradoksu:

    Üç genç bir otele girer ve orada bir gece kalmak isterler. Otel sahibi toplamda 30 TL istemektedir. Gençlerin her biri eşit olacak şekilde 10 TL verir ve odalarına çıkarlar. Otel sahibi daha sonra o hafta için yaptığı özel indirimi unuttuğunu anlar ve gerçek fiyatın 30 TL değil 25 TL olduğunu hatırlar. Bunun üzerine gençlerin yanına giderek 5 TL geri vermek ister, ancak bu 5 TL'nin nasıl 3'e bölebileceğini bilmediğinden 2 TL'yi cebine koyar ve kalan 3 TL ile her bir gence 1 TL verir. Hesap edildiğinde gençlerin her biri 10 TL yerine bu sefer 9 TL vermiş oluyorlar, böylece 3 genç de toplamda 27 TL vermiştir, ve otel sahibin cebinde de 2 TL bulunmaktadır, bu da toplamda 29 TL eder. Toplamda 30 TL olması gerekir iken, bu 1 TL nereye kaybolmuştur?

Beynimiz ayran oldu be Levla! :)))


Dikotomi Paradoksu:

   A kişisinin, d noktasına gitmesi gerektiğini hayal edelim. Fakat d'ye gitmeden, önce d'ye olan mesafenin yarısını gitmek zorundadır. Fakat d'ye olan mesafenin yarısını gitmeden önce bu mesafenin çeyreğini gitmesi gerektir. Daha sonra çeyreği gidebilmek için sekizde birini gitmesi gerekmektedir; bu böyle sonsuza kadar devam eder. Sonuç olarak A kişisinin sonsuz sayıda mesafe gitmesi gerekir. Yani ortada her zaman gidilmemiş bir mesafe olacaktır. Ortada gidilmemiş yol olduğu sürece hareket başlamamıştır demektir.

   Bu seride bir sorun daha vardır; her ilk mesafe aralığı ikiye bölünebileceği için gidilmesi gereken belirli bir ilk mesafe yoktur. Böylece bu yolculuğun bir başlangıç noktası yoktur, yani yolculuk başlayamaz. Yolculuk yoksa, hareket yoktur.

Oooo... Pısssss... Uçtu beyin, uçtu! 

Avukatın Paradoksu:

   Hukuk fakültesini bitiren genç, ülkenin en ünlü avukatının yanında staj yapmak için başvuruda bulunur. Avukat gence tek şart ileri sürer: "İlk davandan elde ettiğin bütün parayı bana vereceksin". Anlaşma imzalanır ve iki yıl beraber çalışırlar. Tam staj bittiğinde genç anlaşmayı haksız bulduğunu, ilk davadan kazandığı parayı ona vermeyeceğini açıklar. Avukat tazminat talebi ile mahkemeye başvurur.

Hakimin kararı ne olmalıdır?

İki davalı duruşmada hakimin karşısına geçtiğinde avukat şunu söyler:

"Sayın yargıcım, bu davayı uzatmaya gerek yok; çünkü eğer ben kazanırsam zaten parayı alacağım, eğer kaybedersem yine alacağım, çünkü anlaşmamıza göre o ilk davasından kazandığı parayı bana verecek."

Hakim tam avukatı haklı bulacakken bu kez genç avukat söz alır ve şöyle der:

"Sayın yargıcım, evet avukat haklı, bu duruşma gerçekten gereksiz, ama benim lehime; zira eğer ben bu davayı kazanırsam zaten ona bir şey ödemeyeceğim. Eğer kaybedersem, anlaşmamıza göre ilk davayı kaybettiğim için ona yine bir şey ödemeyeceğim."

Kral Paradoksu:

Kral ülkenin yalancıları arasında bir yarışma açtı. "İşte bu yalan!" diyebileceği bir yalan uydurana bir küp altın vadetti. Yalancılar akın akın saraya gelip yalanlarını söylediler, fakat yalanlar ne kadar akıl almaz olursa olsun kral hep "Olabilir, niye olmasın..." gibi cevaplar veriyordu. Böylece hem eğleniyor, hem de bir küp altından olmuyordu. Derken kahramanımız elinde boş bir küple huzura çıktı ve konuştu:
"Rahmetli dedeniz bir savaşa çıkacaktı, ancak o günlerde hazinede yeterli para yoktu. Dedeniz dedemden bu küple bir küp altın borç aldı ve "Bu borcumu torunum torununa ödeyecek." diye söz verdi. Şimdi, dedenizin borcunu bana ödemeniz için buraya geldim."

Kral, "İşte bu kuyruklu bir yalan!" deyince adam, "O halde ödülümü alayım," dedi.

Kral, "Imm şeyy doğru da olabilir" deyince adam, "O halde borcunuzu ödeyin" dedi.

Ben de altın istiyorum! Ben de! :)))


Timsah Paradoksu:

Timsahın biri Nil kenarında çamaşır yıkmakta olan bir kadının bir anlık gafletinden yararlanarak onun çocuğunu yakaladı. Kadın çocuğunu geri vermesi için timsaha yalvardı. Timsah, "Çocuğuna ne yapacağımı doğru olarak tahmin edersen, onu sana veririm, aksi halde onu yerim," dedi.
Kadın, "Ay! Yavrumu yiyeceksin," diye bir çığlık attı. Timsah, "Pekala" dedi, "Artık onu sana veremem, çünkü böyle yaparsam sen yanlış tahminde bulunmuş olursun. Halbuki sana yanlış tahminde bulunursan onu yiyeceğimi söylemiştim."
"Tam tersine," dedi kadın, "Yavrumu yiyemezsin, çünkü onu yersen doğru tahminde bulunmuş olurum ve doğru tahminde bulunduğumda onu bana vereceğini söylemiştin."



Devamı bir sonraki yazımızda... Hoşça-kalın...

Özlem Ekici / LEVLA LAVİN

Şiir Düşkünü, Fizikçi, Tasarımcı ve Yazarımsı bir kişilik.

8 yorum:

  1. Kayıp para paradoksunda yanlışlık veya kandırmaca yapılıyor, bence paradoks yok orada. Otel sahibi 3 lira veriyor, 30-3 = 27 eder. Kalan 2 lirayı da verirse 27-2 = 25 lira eder. Yani 27 + 2 = 29 dememiz mantıksız oluyor :) Diğer paradokslar güzelmiş ama.

    YanıtlaSil
  2. Hiç sevmem beynim yanıyor sonra :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyin yakmak için birebirdir paradoks :))

      Sil
  3. Avukat ve kral paradoksu harikaymış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsi birbirinden fazla kafa karıştırıcı :))

      Sil
  4. Özleeem, gerçekten devrelerimden cızırtılar geliyor sanki ama çok hoşuma gitti. Bunları kim yazıyor?
    Sen çok yazı yazmıyorsun, neden canım? Özledim biliyor musun yazılarını. Çok teşekkürler, bu gece hikâyemin sondan bir önceki bölümü için çalışacağım. Sanırım bu beyin jimnastiğinden sonra çok zorlanmam diye umuyorum. Kendine iyi bak tatlı kızım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında Ece abla uzun süredir aralıklı olarak yazıyorum. Bloga benden başka yazan yok, son dönemde yazan birkaç kişi de yazmıyor artık. Fizikçi olaraktan da bir bölüm açtım, böyle beyin yakan konuları işliyorum. Elimden geldiğince sık yazmaya çalışıyorum, eskisi kadar olmasa da. Ben de sizleri, seni çok özledim. Kendine çok iyi bak canım Ece ablam. :)

      Sil

Copyright 28.02.2016 - 2017© , Blogger Templates | Blogger Kişisel Blog Sitesi

Levla'nın Not Defteri - Kişisel Blog | Copyright © 2018